
Floransa – Pisa – Siena
29 fotoğraf · Avrupa
Venedik'ten daha doğrusu Lido di Jesolo'dan 2,5 - 3 saatlik otobüs yolculuğu ile Toskana Vadisinin güzel manzaraları eşliğinde FLORANSA'ya ulaştık. İlk durağımız MICHELANGELO TEPESİ. Buradan, Rönesansın beşiği Floransa'nın manzarasını görmek çok etkileyici.

Bu tepede bulunan, Michelangelo'nun ünlü DAVUD heykeli, heykelin kopyalarından biri. Heykelin orijinali Accademia Müzesinde. Tüm İtalyan şehirlerinde olduğu gibi, tur otobuslerinin şehirin tarihi merkezine girmesi yasak olduğundan, Arno Nehri boyunca yürüyerek şehir merkezine gittik.
Floransa, içinden geçen Arno Nehri kıyısına kurulmuş. İtalya'nın önemli ticaret merkezlerinden olduğu gibi en önemli turizm şehirlerinden biri aynı zamanda. Leonardo da Vinci, Michelangelo, ünlü yazar ve şair Dante bu şehirde yetişmiş. Machiavelli 1520'li yıllarda Floransa tarihini kitaplarında yazmış. Bu nedenle Floransa tarihi çok iyi biliniyormuş.

Tarihi binalarla çevrili, birçok heykel ve anıttın olduğu SIGNORIA MEYDANI. Meydandaki NEPTÜN ÇEŞMESİ, 1565'te yapılmış. Önünde fotoğraf çektirmek bir Floransa klasiği...
Ayrıca Michelangelo'nun ünlü DAVUD heykelinin bir diğer kopyası da bu meydanda.

- yy.'da dizayn edilen LOGGIA DEI LANZI, açık hava müzesi.

Floransa'nın en ünlü sanat müzesi, Signoria Meydanı'nın yakınındaki UFFIZI GALERİSİ. Şehrin ünlü ailesi Medicilerin, şehre hediye ettiği müze, uzunlamasına iki bina ve yanayana dizilmiş odalardan oluşan bir galeri. Zaten anlamı da ofisler. Michelangelo, Rafaello gibi ünlü sanatçıların eserlerinin olduğu galeride en bilinen Boticelli'nin VENÜSÜN DOĞUŞU.

Boticelli'nin' Venüs'ün Doğuşu' tablosu
Uffizi'ye çok yakın mesafedeki, Arno Nehrinin üzerinde bulunan PONTE VECCHIO ( Eski Köprü) . Floransa'nın simgelerinden olan bu köprü, 2. Dünya Savaşından zarar almadan çıkan tek Floransa köprüsü. Uffizi ile Medici Sarayını birbirine bağlıyor. 13. yy.'a kadar, Arno Nehrinin tek köprüsü olan Vecchio'nun üzerinde kasap, balıkçı ve manav gibi dükkanlar varken 16. yy.'dan sonra 1. Ferdinand'ın emri ile sadece kuyumcu ve mücevher dükkanları yer almış. Bu seyahatten yıllar sonra Dan Brown'nın 'Cehennem' adlı kitabını okurken, gezdiğim diğer yerlerle birlikte Ponte Vecchio da, güzel anılarla birlikte gözümde canlandı.

PITTI SARAYI, zengin İtalyan banker tarafından yaptırılıp, 100 yıl sonra Medici Ailesi tarafından satın alınmış ve zamanla sanat müzesi haline çevrilmiş. Medici ailesi bu sarayı satın aldıktan sonra Uffizi'den, Pitti Sarayına gitmek için bir yola ihtiyaç duymuş. Çünkü güneyin varlıklı ailesi Mannelli, Medici'nin köprüden doğrudan geçmesini istememiş. Bu nedenle bir koridor inşa edilmiş.Bu koridor Ponte Vecchio'da küçük kuyumcu dükkanlarında günümüzde de işlemekte.

Ve sonunda şehrin en önemli kilisesi SANTA MARIA DEL FIORE yani DUOMO'dayız. 1436'da yapılan bu katedralin büyük kubbesi bir mimarlık harikası olarak bilinmekte. Doumo'nun parçası olan CAMPANILE (Çan Kulesi) gotik tarzda inşa edilmiş olup, 414 basamağı çıkarak, şehrin panoramik manzarasını izleyebilirsiniz.

Doumo'nun hemen yanında bulunan VAFTİZHANE (Battistere di San Giovanni) özellikle altın kaplama kapıları ile ilgi çekmekte. Gilberti tarafından 21 yılda tamamlanan kapıları, Michelangelo 'Cennetin Kapısı' olarak tanımlamış. Kapıda İncil sahneleri rölyef olarak canlandırlmış.

REPUBBLICA MEYDANI, ünlü markaların mağazalarının bulunduğu bu meydanın cafeleri de çok popüler. Yemek ve tatlı molamızı burada verip, dinlendiğimiz meydan. Üzerinden yıllar geçse de tadını hala unutamadığım ve başka hiçbir yerde öyle lezzetlisi yemediğim tiramisu. En iyisi siz de gidip deneyin, Cafe Gilli'de.

Dolu dolu bir Floransa gününden sonra akşam otelimizin olduğu MONTECATINI'ye doğru yola çıktık. Venedik'te olduğu gibi, Floransa'da da turlar,konaklama için, daha ekonomik olması sebebiyle yaklaşık 50 dakikalık mesafedeki Montecatini'yi tercih ediyorlar. Montecatini termal kaynakların çok olduğu küçük ,huzurlu ve bir o kadar zengin bir İtalyan kasabası.
Ertesi sabah yolculuk, PISA ve SIENA'ya.
İtalya'ya gelip de Pisa Kulesini görmeden dönmek olmaz tabi ki. Bu nedenle yaklaşık bir saatlik bir otobüs yolculuğu ile Pisa'ya gidiyoruz. Eğik Pisa Kulesinin bulunduğu meydana verilen isim PIAZZA DEI MIRACOLI yani MUCİZELER MEYDANI.

Mucizeler Meydanında yer alan katedral, 1063 ve 1090 yılları arasında inşa edilmiş. PISA KULESİ de bu şehir katedralinin çan kulesi olarak, 1173'te yapılmış. 294 basamakla tepesine çıkılan kule, 56 metre yüksekliğinde. Yapılmaya başlandığı tarihten itibaren, temelindeki yumuşak zemindeki çökme nedeniyle güneye doğru eğilmeye başlamış. 1987'de UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış ve 1990-2001 yılları arasında onarılarak , 45 cm. kadar düzleştirilmiş. 5,5 derecelik eğime sahip kule, her yıl milimetrenin onda yedisi oranında ( yani yüzyılda yedi cm. ) eğilmeye devam ediyormuş.

Yıkılmasını engellemek için ben de epeyce bir çaba harcadım. (Bu fotoğraf çekilmezse Pisa seyahati tamamlanmış olmuyor.)
Yeşil çimlerde biraz dinlenip etraf gezildikten ve hatıra alışverişi yapıldıktan sonra tekrar yolculuk başlıyor. Hedef SIENA.

Siena, tepe üzerine kurulmuş, küçük bir ortaçağ şehri görünümünde, kırmızı tuğlalı şehir. Floransa'dan sonra biraz sönük gelse de, ayrı bir cazibesi var. Şehri ilk kuranlar, kırmızı tuğlayı bulan Etruksler, dolayısıyla şehirdeki binalar hep kırmızı tuğladan örülmüş.
Siena denince ilk akla gelen medanı PIAZZA DEL CAMPO ve PALIO YARIŞLARI . İstiridye şeklindeki meydan 9 parçaya bölünmüş. Her parça o dönemdeki idari bölgelerden birini temsil ediyor ( 9'lar meclisi). 13. yy. sonlarında bugünkü görüntüsüne kavuşan meydanın en önemli yapısı PALAZZO PUBBLICO yani Belediye Sarayı. 1342'den günümüze kadar hala belediye sarayı olarak kullanılıyor.
Meydanda yapılan ve sadece 90 saniye süren eyersiz at binme yarışları (PALIO YARIŞLARI) için Siena halkı bütün bir yıl hazırlanıyormuş. Bu yarışlar,şehrin mahalleleri arasında düzenleniyormuş.

Biz gitmeden bir gün önce düzelenen Palio yarışları sonrasında meydan yıkanıyor. Ne yazık ki yarışları kaçırmışız.

Romanesk ve Gotik mimarinin karışımı DUOMO'nun iç mekanını Donatello, Bernini ve Michelangelo'nun heykelleri süslüyor.

Siena'nın ortaçağdan kalma dar sokaklarında keyifle dolaşıp, gezip, gördükten sonra buradan da ayrılma vakti gelmişti. Son durak ROMA...