Gezgin Böcek
Roma

Roma

22 fotoğraf · Avrupa

İtalya seyahatimizin son 3 gününde, dünya tarihinin önemli kentlerinden biri olan Roma'dayız. Dünyanın en uzun süre hüküm sürmüş imparatorluğuna adını vermiş ve bu imparatorluğa yüzyıllarca başkentlik etmiş, 2800 yıllık şehir ROMA. İstanbul gibi 7 tepe üzerine kurulmuş. Kalabalık bir şehir olsa da, nüfusu İstanbul'la kıyaslanamaz, yaklaşık 3 milyon.

Şehri gezmeye, PIAZZA VENEZIA yani VENEDİK MEYDANI'ndan başlıyoruz. Bu meydandaki II. VITTORIA EMANUELE ANITI, yüzyıllar boyunca bölünmüş durumda olan ülkeyi birleştirmeyi başaran İtalya kralı II. Emanuel'e adanmış bir anıt. Bembeyaz mermerden yapılmış olması nedeniyle Romalılar 'Düğün Pastası' diyorlar. Geçmişte etrafındaki mimari yapılarla uyumsuzluğu nedeniyle çok eleştirilmiş olsa da, günümüzde turistlerin gözdesi.

Roma

Bu meydandaki diğer önemli bir yapı ise, PALAZZO VENEZIA yani VENEDİK SARAYI. Bir dönem Venedik Cumhuriyetinin elçiliği olan sarayın, Mussolini'nin İtalyan halkına seslenerek, İngiltere ve Fransa'ya savaş ilan ettiği yer olması gibi kötü bir ünü var.

Roma

Venedik Meydanını, Popola meydanına bağlayan anacadde VİA DEL CORSO'da yürüyerek, Fontana Di Trevi'ye yani Aşk Çeşmesi'ne geliyoruz. Via del Corso için Roma'nın İstiklal Caddesi denilebilir. Akşamları araç trafiğine kapatılan bu cadde alışveriş için uygun bir caddedir.

Ve FONTANA DI TREVI, Roma'daki en büyük ve en ünlü çeşme. 1732 yılında Nicola Salvi tarafından tasarlanan çeşme, 1762'de tamamlanmış. Trevi Meydanında üç yolun kavşağında bulunduğu için Trevi adı verildiği varsayıldığı gibi, üç yeraltı su yolunun bu noktada toplanması sebebiyle de bu ismin verildiği iddia edilmekte. Tüm dünyada çok popüler olmasının sebebi ise, 1960'da Fellini'nin 'La Dolce Vita' (Tatlı Hayat) filminde, Anita Ekberg'in çeşmenin sularına girdiği sahne. Pek çok kez restore edilen çeşme, Haziran 2014'te tekrar bakıma alınıp restorasyon çalışmaları için tel örgüyle çevrilmiş.

Roma

Çeşmeye, arkanızı dönüp, dilek tutarak para attığınızda Roma'ya tekrar gelineceğine inanılıyor. Biz de bu ritüeli yerine getiriyoruz. Ancak bir tek eşimin dileği kabul oluyor sanırım. Bu seyahatten sonra birkaç kez daha Roma'ya yolu düşüyor. Atılan paralarla, çeşmenin yaklaşık günlük hasılatının 3.000 euro olduğu söylenmekte ve bu paralar fakirlere yardım amacıyla kullanılmaktaymış. Sokak müzisyenlerinin müzikleri eşliğinde, akşam ışıklandırılmış hali de görülmeye değer.

Fontana di Trevi'den, 10 dakikalık bir yürüyüşle İSPANYOL MERDİVENLERİ'ndeyiz. 1725 yılında açılan ve Fransız Kilisesi Trinita dei Monti ile ünlü Spagna (İspanya) meydanını birbirine bağlayan kelebek şeklindeki merdivenler. Rönesans döneminde yazarların, sanatçıların buluşma noktasıymış. Önce Monti Kilisesinin adı verilse de sonrasında İspanya elçiliği nedeniyle İspanya Meydanı adını almış. Merdivenlerin önündeki 'Barcaccia' adı verilen tekne şeklindeki çeşme Bernini tarafından yapılmış. Yapılış amacı, Tiber Nehrinde 1598'de meydana gelen sel felaketini anmak. İspanyol Merdivenleri günümüzde de bir buluşma noktası.

Roma

İspanyol Merdivenlerinin tam karşısında kalan VIA DEI CONDOTTI, akşamları yaya trafine kapatılan, çok şık dükkanların ve Prada, Gucci, Armani gibi ünlü markaların olduğu gösterişli cadde. Bu cadede yürüyüp, vitrinlere bakmadan geçmek olmaz.

Venedik meydanından, Via del Corso boyunca yürüdüğünüzde ulaşacağınız meydan ise PIAZZA DEL POPOLO. Roma'nın en ünlü toplanma meydanı. Meydanın tam ortasındaki Mısır dikili taşında firavun Ramses II' ye övgüler var. Meydanı süsleyen iki çeşme ise, Neptün Çeşmesi ve Obelisk Çeşmesidir. Trafiğe kapalı bir meydan olan Popola Meydanındaki İkiz Kiliseler birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünse de küçük farklılıklar vardır.

Roma Roma

İkinci gün gezimize COLOSEUM'dan başlıyoruz. Tarihin beni çok heyecanlandırdığını, Coloseum'u görünce, bir kez daha anladım. Bu muhteşem yapı, birçok filme konu olan gladyatör dövüşlerinin düzenlendiği arena. Komutan Vespasianus tarafından M.S. 72 yılında yapımına başlanıp, M.S. 80 yılında Titus döneminde tamamlanıyor. İmparatorların hem kendilerini, hem de halkı eğlendirmek için gladyatör dövüşleri düzenlediği arenada, halk gösterileri, tiyatrolar, hayvan dövüşleri ve infazlar olurmuş. Dünyadaki en büyük amfitiyatro olan Colosseum, 55 bin kişi alıyor. Tiyatro amacıyla kullanıldığında, izleyiciler sınıf farklılıklarına göre oturuyorlarmış. 2007 yılında dünyanın yedi harikasından biri olarak seçilmiş. ( Colosseum için ufak bir not, bireysel gezenler için Roma Pass ile ya da önceden resmi sitesinden online bilet alarak, sıra beklemeden girebilirsiniz.)

Ayrıca Coloseum etrafındaki gladyatör kıyafetli İtalyanlarla ücret karşılığında fotoğraf çektirmek mümkün. Ancak bizim yaptığımız hatayı yapmamanız için, ufak bir ayrıntı, ücreti sormadan fotoğraf çektirmemekte fayda var!!!

Roma Roma Roma Roma

Coloseum'un girişinde, İmparator Konstantin'in zaferi anısına dikilmiş olan KONSTANTİN TAKI.

Konstantin Takını geçip, antik yoldan ROMA FORUMU'na ulaşılıyor. Roma Forumu, antik Roma'da şehir merkezi. Ticaret, iş, ibadet ve adaletin yönetimi buradan yapılıyormuş. M.Ö 5. yy.'dan M.S 5. yy.'a kadar Roma İmparatırluğunun en güzel anıtları ve mimari eserleri buraya inşa edilmiş. Roma İmparatorluğunda kentsel alanların nasıl kullanıldığını, açık bir şekilde göstermesi nedeniyle kalıntılar ünlü olmuş.

Roma

Bu kadar yoğun tarih gezisinden sonra bir mola için en uygun yer PIAZZA NAVONA yani Navona meydanı. Roma'daki en güzel meydanlardan biri olan Navona Meydanını, Bernini'nin 'Dört Irmak Çeşmesi' süslüyor. 1647-1651 yılları arasında yapılmış olan çeşme dört kıtadan, dört nehri temsil ediyor. Avrupa'dan Tuna, Asya'dan Ganj, Afrika'dan Nil ve Amerika'dan Rio de la Plata nehirleri. Meydandaki diğer iki çeşme ise Neptün Çeşmesi ve Moor Çeşmesi. Dört Irmak Çeşmesi bu iki çeşmenin ortasında yer alıyor. Restoranları, cafeleri, sokak sanatçıları ile kalabalık ve hareketli bir meydan. Bir cafede oturup bir şeyler içerken, etraftaki binaları izlemek çok keyifli. Bu arada, o dönemde yeni okuduğum, Dan Brown'un 'Melekler ve Şeytanlar' kitabından sahneleri gözümde canlandırmak da ayrı bir keyifti.

Roma

Navona Meydanına yürüme mesafesindeki PANTEON, antik Roma'nın tüm tanrıları için tapınak olarak inşa edilmiş. Panteon kavramı günümüzde ise ünlü kişilerin gömülü olduğu anıtlar için kullanılıyor. Tüm Roma yapıları içinde ve dünyada döneminin en iyi korunmuş binası. M.S.125 yılında İmparator Hadrianus tarafından yapılmış olan Pagan tapınağı, 7. yy.'dan bu yana Hristiyan kilisesi olarak kullanılıyor. En önemli özelliği, Roma'daki en eski betonarme kubbeli bina olması. Kubbesinin çapı 43 metre. Bu kadar geniş çaplı betondan bir kubbenin, o günün teknolojisi ile nasıl yapıldığı hala bir soru işareti. Diğer bir özelliği ise kubbenin ortasındaki 9 metrelik delikten gün ışığı alması. Rönesans'ın ünlü sanatçılarından Raphael'in mezarı buradadır.

Roma

Roma'da 3. günümüzde VATİKAN'dayız. Vatikan Roma sınırları içinde olmakla birlikte, bilindiği gibi ayrı bir ülke. Dünyanın en küçük ülkesi. Mutlak otoriteye sahip Papa tarafından yönetiliyor. En eski ve en düzenli orduya sahip İsviçre muhafızları tarafından 15. yy.'dan beri korunuyor.

Roma Roma

Bernini'nin sütunları ile çevrili görkemli SAN PIETRO MEYDANI'nından yürüyerek, SAN PIETRO BAZİLİKASI'na ulaşıyorsunuz. Bazilikada aynı anda 60 bin kişi ibadet edebiliyor. Bazilikanın kubbesi Michelangelo'nun eseri, kubbenin altındaki mihrapsa Bernini tarafından 1600'lü yıllarda bronzdan yapılmış.

Roma

Bazilikanın içindeki, Michelangelo'nun 25 yaşındayken (1499) yaptığı PIETA (Merhamet) heykeli en önemli eserlerden. Meryem'in kollarında yatan İsa'nın naaşının betimlendiği heykelde, sanki gerçek kumaş izlenimi uyandıran elbisenin kıvrımları, mermerden nasıl böyle işlenebilir ? Yakın zamanda saldırıya uğradığı için kurşun geçirmez cam bir bölme içinde korunmakta.

Roma

Roma'ya panaromik bir bakış için kubbenin çatısına merdiven ya da asansör ile çıkabilirsiniz. Bazilikayı gezmek ücretsiz ama 117 m.'lik kubbeye çıkmak ücretli. Diğer bir not, Vatikan'a erkek ya da kadın şort ve mini etekle girmek yasak.

Vatikan'ın en çok ziyaret edilen diğer bir mekanı SISTINE CHAPEL. Papalık seçimlerinin yapıldığı yer olarak tanınan şapelin yapımına 1477' de başlanmış ve 1483'de tamamlanmış. Duvarlarında Michelangelo, Botticelli, Ghirlandio, Signorelli gibi 15. yy.'ın ünlü İtalyan Rönesans ressamlarının eserleri var. Ancak asıl ününü kazandıran ise, şapelin tavanındaki 1508-1512 yıllarında Michelangelo tarafından yapılan freskler. ADEM'İN YARATILIŞI ve KIYAMET GÜNÜ freskleri ise en ünlüleri.

Roma

Sistine Chapel'in tavan freskleri

Roma

Michelangelo - Kıyamet Günü freski (1541)

Roma

Michelangelo - Adem'in Yaratılışı freski (1512)

Küçük bir ipucu, çok sıra beklemeden, VATİKAN MÜZELERİ ve SISTINE CHAPEL'i gezmek istiyorsanız, Vatikan resmi sitesinden online rezervasyon yaptırarak, biletinizi alabilirsiniz.

Vatikan'dan yürüyerek SANT ANGELO KALESİ ve SANT ANGELO KÖPRÜSÜ'ne geliyoruz. Kale, İmparator Hadrian için M.S. 130-139 yılları arasında inşa edilmiş. Papanın evi ve hapishane olarak da kullanılan kalenin zindanlarında, Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Cem Sultan da yatmış. Hemen hemen tüm Avrupa şehirlerinde olduğu gibi, Tiber (Tevere) Nehri de Roma'nın içinden akıp geçiyor. Nehrin üzerindeki köprülerden biri olan Sant Angelo Köprüsü'nü, Bernini ve öğrencilerinin yaptığı melek heykelleri süslüyor.

Roma

Günün geri kalanını, kelime anlamı Tiber'in karşısı demek olan TRASTEVERE'nin daracık ve sevimli sokaklarında geçiriyoruz. Çoğunlukla sanatçıların yaşadığı bu bohem semtte, keyifli zamanlar geçirebileceğiniz cafe ve restoranlar mevcut.

İtalya seyahatimizi tamamlayarak, kalbimiz Roma'da, aklımızsa başka seyahatlerde Slovenya'ya doğru yola çıkıyoruz. Gelişimiz gibi, dönüş uçuşumuz da Slovenya'dan. Uçuş saatimize kadar başkent Ljubljana'da yemek yiyip, bir şehir turundan sonra istikamet İstanbul...

Dip not: * Hırsızlık önemli bir sorun, özellikle Trevi Çeşmesi ve İspanyol Merdivenlerinde dikkat.

  • Şehir turu için ' 110 Open ' kullanılabilir.
  • Güzel bir yemek için Ristorante Alfredo iyi bir adres.
  • Dönüşte alınabilecek şeyler listesinde Güney İtalya'ya özgü içecek 'Limoncello' ve parmesan peyniri olabilir.
  • Bazı resimler internetten indirilmiştir.
  • Kırmızı renkli yazılara tıklayarak daha detaylı sayfalara ulaşabilirsiniz.

​

Roma

SLOVENYA - LJUBLJANA