Gezgin Böcek
Porto

Porto

41 fotoğraf · Avrupa

İber​ yarımadasında yer alan Portekiz, Avrupa kıtasının en batısındaki ülke. Bu nedenle İstanbul'dan Lizbon'a yaklaşık 5 saatlik bir uçuştan sonra ulaştık. Ben ve 5 arkadaşım, uçak biletlerimizi gidiş-dönüş Lizbon aldığımız için, Porto'ya Lizbon'dan tren ile gittik. Ancak Lizbon havalanına indiğimizde kötü bir sürpriz bizi bekliyordu. Arkadaşlarımdan birinin valizi uçaktan çıkmadı. Bunun için gerekli formları doldurup, THY'nın günlük ihtiyaçları karşılayacak, diş fırçası, macunu, çorap vb. nin bulunduğu küçük çantasını aldıktan sonra, Porto için, Oriente Tren İstasyonu'na taksiyle gittik. Portela Havaalanı ile Oriente Tren İstasyonu çok yakın (3km). Tren biletlerimizi seyahatimizden önce CP (Portekiz Demiryolları) internet sitesinden aldık. AP adı verilen hızlı trenle 2 saat 35 dakikada Porto Campanha İstasyonu'na ulaştık. CP'nin internet sitesini incelerseniz, farklı hızlarda farklı tren seferlerinin olduğunu görebilirsiniz. Biz AP (hızlı tren)'i tercih ettik. Bu arada arkadaşımızın valizi bir gün sonra Porto'daki otelimize ulaştırıldı.

​Porto'da Campanha ve Sao Bento olmak üzere iki tren istasyonu var. Campanha'dan ulusal ve uluslararası trenler, Sao Bento'dan ise bölgesel trenler hareket ediyor. Otelimize ulaşmak için yine taksi kullandık. Eğer bizim gibi kalabalık bir grupsanız, taksi oldukça makul bir fiyata geliyor. Zaten Portekiz'de taksi ücretleri diğer Avrupa ülkelerine göre ucuz ve mesafeler de yakın. Ancak Campanha Tren İstasyonu'ndan, merkezdeki Sao Bento Tren İstasyonu'na, geldiğiniz Porto biletini kullanarak, hiçbir ücret ödemeden ulaşmanız da mümkün.

​

Porto'yu gezmeye başlamadan önce biraz Portekiz hakkında bilgi vereyim;

​Avrupa kıtasının en batısındaki Portekiz, Atlas Okyanusu ile İspanya arasında yer alıyor. Nüfusu 2015 verilerine göre 11 milyon. Yüzölçümü ise 92 bin kilometrekare. 1986'dan beri Avrupa Birliği üyesi. 1996'dan beri de Portekizce konuşan ülkeler topluluğunun üyesi. 230 milyon insan tarafından konuşulan Portekizce, dokuz ülkenin anadili. Ayrıca Brezilya ile çifte vatandaşlık antlaşması var.

Tarihine bakacak olursak, ilkçağlarda bu bölgede İber Kabileleri ve Keltler var. MÖ. 1. yüzyılda Romalılar'ın eyaleti oluyor. Sonra Vizigotlar istila ediyor. 711'de de Endülüs Emevileri ele geçiriyor. 12. yüzyıla kadar Emevilerin egemenliğinde kalıyor. 1143'te bağımsız bir krallık oluyor, 13. yüzyılda da bugünkü Portekiz sınırları oluşuyor. 15. yüzyılda Portekizli denizciler önemli keşiflere imza atarlar. 15-16. yüzyıllarda Porto önemli bir tersane olur. Keşifler için gemiler yapılır. Portekiz'le birlikte İspanya da keşif için gemiler yollamaya başlayınca, 2 ülke arasında 1494'te Tordesillas Anlaşması imzalanır. Buna göre iki ülke Cabo Verde Adaları'nın sınır alınması ve kuzeyden güneye çekilen bir çizgi üstünden batıda kalan keşfedilecek bütün yerler İspanya'ya, doğu'da kalanlarsa Portekiz'e ait olması konusunda anlaşırlar. 1498'de Vasco da Gama ile Hindistan'a ulaşan Portekiz, 1500'de Brezilya, 1510'da Malezya'yı ele geçirir. Böylece 1 milyonluk bir nüfusa sahip Portekiz en önemli ticaret yollarını elinde tutarak zenginleşir. 16.yüzyılda Asya, Afrika ve Güney Amerika'da büyük bir sömürge imparatorluğu kurarak, Avrupa ile Doğu arasındaki ticaretin önemli bir kısmını ellerinde tutarlar. ​

Porto Porto

​ Britanya, Hollanda ve İspanya'nın, Portekiz sömürgelerini ele geçirmek için yaptıkları saldırılar ve özgürlük hareketleri sonucu zayıflayan imparatorluk için çöküş başlar, 1811'de kral ve ailesi Brezilya'ya sığınır. 1822'de Brezilya'nın bağımsızlığını ilan etmesiyle, en büyük zenginlik kaynağını kaybeder. 19. ve 20. yüzyıl başları ekonomik ve siyasi istikrarsızlık dönemi olur. 1910'da cumhuriyet ilan edilir. Kraliyet ve hanedan ortan kaldırılsa da, kargaşa bitmez. 16 yıl süren istikrarsız cumhuriyet döneminde, 48 hükümet kurulmuş, 25'ten fazla darbe teşebbüsü olmuş. ​1926'da ordu darbe yaparak, yönetime el koyar. 1932'den itibaren Salazar tarafından diktatörlükle yönetilir. 25 Nisan 1974'te genç subayların yaptığı darbe ile hükümet uzaklaştırılır. Askerlerin silahlarına ve tanklara taktığı karanfiller nedeniyle Karanfil Devrimi adını alır. Bu devrim sonucu bütün sömürgeler (Gine, Angola, Mozambik) bağımsızlığına kavuşur.

Porto'yu gezmeye ve anlatmaya yine şehir hakkında bilgi vererek başlayayım. Şehrin adı Roma İmparatorluğu döneminde Latince Portuscale yani Cale'nin limanıymış. Daha sonra Portucale, ardından da Porto olmuş. Bu isim daha sonra Portekiz'in adını belirlemiş. 711'den 12. yüzyıla kadar Endülüs Emevilerinin egemenliğinde kalmış.

Porto'yu 927 km. uzunluğundaki Douro Nehri ikiye ayırır. Aslında nehrin bir tarafı Porto, diğer tarafı ise farklı bir şehir olan Gaia. Gaia 18. yüzyılda inşa edilmiş, şarap mahzenlerinin yoğun olduğu bir bölge. Porto'nun oldtown kısmı 1996'dan beri Unesco dünya mirası listesinde. Porto küçük bir şehir, yürüyerek gezilebilir ancak yokuşlu bir şehir olduğu için biraz yorucu olabilir.

Gezimize otelimize çok yakın olan Sao Bento'dan tren istasyonundan başladık.

SAO BENTO TREN İSTASYONU, 1783'te tamamen yanan kilisenin yerine 1900'de Portekiz kralı 1. Carlos bu istasyonu yaptırır. Duvarlarındaki azulejoları (Portekiz ve İspanya'ya özgü genelde mavi seramik) ile ünlü bir istasyon. 1900' e kadar Porto ve Portekiz tarihini anlatan 20.000 azulejo ile kaplı duvarları. Sanatçı Jorge Caloço'ya ait azulejoların tarihi 1916 ve en büyükleri kral ve kraliçenin şehre girişini ve savaşı anlatan azulejolar. Porto'da Campana ve Sao Bento olmak üzere 2 tren istasyonu var. Campana'dan ulusal ve uluslararası trenler, Sao Bento'dan ise bölgesel trenler kalkıyor.

Porto Porto

​PORTO KATEDRALİ (SE DE PORTO) , Sao Bento tren istasyonundan kısa bir yürüyüşle katedrale ulaşabilirsiniz. Geçmişi 12. yüzyıla dayanan katedral bugünkü haline 1737'de ulaşmış. Değişmeyen en önemli noktası ise giriş kapısının üstündeki gül figürü. Şehrin korunması amacıyla kale gibi yapılmış. Ayrıca iç kısmındaki gümüşler, geçmişte kuşatmalar sırasında yağmalanmaktan korunmak amacıyla alçı ile kaplanmış. Daha sonra üzerlerindeki alçılar sökülmüş. Katedralin bir bölümü ücretli gezilebilmekte. Katedralin önündeki terastan Porto ve Douro Nehrini manzarası görülmeli. ​Katedralin girişi ücretsiz. 9.00 - 12.30 ve 14.30 - 18.00 arası hergün açık. ​

Porto Porto Porto Porto Porto

RIBEIRA BÖLGESİ, Unesco dünya kültür merkezi listesinde yer alan bölge, Porto'nun ilk yerleşim yeri ve Douro Nehri kıyısında. Bitişik nizam renkli evleri, balkonlardan sarkan çamaşırları, ufak tezgahları ve nehre nazır kafeleri ile ünlü. Bu kafelerde Porto şarabı içebilir ya da çok lezzetli deniz ürünleri, pastel de bacalhau yani balık köftesi ya da bacalhau (codfish- morina balığı) yiyebilirsiniz. Nehrin karşı tarafı ise Gaia. Ribeira'da dikkatiniz çekecek başka bir şeyse, tekne turları olacak. Porto'yu bir de nehir keşfetmek ve güzel bir vakit geçirmek için tercih edilebilir. Tüm gün süren yemekli turlar olduğu gibi, daha kısa süren, sadece nehir boyunca giden turlar da mevcut. Biz de Porto'yu nehirden de görebilmek adına kısa olanını tercih ettik. 45 dakika süren, Douro Nehri boyunca yapılan turda 6 köprü altından geçip, azulejo kaplı binaları izledik. Ponte Arrabia Köprüsü'nü geçince , okyanusa açılmadan teknemiz geri döndü. ​

Porto Porto Porto Porto

Pastel de Bacalhau

Porto Porto

I. LUIS KÖPRÜSÜ, okyanusa açılan Douro Nehri üzerinde pek çok köprü bulunuyor. Bunların en ünlüsü I. Luis Köprüsü. Porto'nun simgesi haline gelmiş bu köprü 1886'da, Gustave Eiffel'in partneri ve Eyfel kulesi'nin yapımında ona yardım eden Teofil Seyring tarafından inşa edilmiş. Eyfel kulesine benzerliği ile dikkati çeken bu köprü, Riberia'yı Gaia'ya bağlıyor. 2 katlı olan köprünün üst katından tramvay,araçlar ve yayalar, alt kattan ise yayalar ve araçlar geçebiliyor. Ribeira'dan yürüyerek merdivenlerle köprüye çıkılıyor ve yürüyerek Gaia'ya ulaşabiliyorsunuz. Ama bu yürüyüşü gün batımında yaparasanız çok güzel bir manzarayı da izleme şansınız olur. ​

Porto Porto Porto

GAIA ​, aslında Porto'dan başka bir şehir Gaia. Şarap mahzeleri, Ribeira'nın eşsiz manzarasının görülebileceği Serra do Pilar,feniküler, nehir kıyısındaki yürüyüş yolları, dar sokakları ile görülmeye değer. Gaia rıhtımının sonundan teleferikle 10 dakikalık bir yolculukla Jardim De Morro'ya çıkıp, Serra do Pilar'a ulaşabileceğiniz gibi, eğer köprünün 2. katından geçtiyseniz yürüyerek de gidebilirsiniz. Güzel fotoğraflar çekebileceğiniz bir yer burası. Gaia'ya geçince şarap tadımı yapmamak olmaz. Ünlü Porto şaraplarını tadabileceğiniz, 18. yüzyılda yapılmış şarap mahzenleri de bu bölgede. Douro Vadisi'nde yetiştirilen üzümler, bu vadide şarap haline getirildikten sonra yaklaşık 180 km. batıdaki Douro Nehri'nin ağzındaki Gaia bölgesinde yıllandırılıyor. Bu bölge daha az güneş aldığı için ve nem oranı daha yüksek olduğu için tercih edilmiş. Taylor's, Graham, Sandeman ve Calem gibi şirketlerde tadım turları düzenleniyor. Porto şarabı,alkolle kuvvetlendirilmiş, tatlı bir şarap. Birkaç günlük fermentasyondan sonra, henüz şarabın içindeki tüm şeker alkole dönüşmeden, yüksek alkollü bir brandy eklenerek fermentasyon sona erdiriliyor ve ortaya hem tatlı, hem de alkol derecesi yüksek bir şarap çıkıyor. Porto şarabını icat edenlerin bir bakıma İngilizler olduğu söylenebilir. 18. yüzyıl başlarında Veraset Savaşı'ndan sonra, İngilizler Fransız şarabına boykot uygular ve Porto şarabını ithal etmeye başlar. Şarabı uzun mesafelere taşırken bozulmasını engellemek için şaraplara brandy karıştırırlar ve böylece alkol oranı yüksek, tatlı bir şarap olur. Bu nedenle Porto şarabı yemek şarabı değil. Genelde beyazı yemek öncesi aperatif, kırmızısı ise yemek sonrası digestetif olarak tüketiliyor. Şarap firmalarının çoğu İngilizlere ait olmakla birlikte zamanla el değiştirmiş.

Porto

Serra do Pilar'dan Ribeira manzarası

Porto

Serra do Pilar Monastery

Porto Porto Porto

Köprüden karşıya geçip gezimize devam edelim,

ALIADOS MEYDANI (AVENDIDA DOS ALIADOS) , şehrin kalbi olarak kabul ediliyor bu meydan.Ortası yayalara ayrılmış, iki taraftan trafik akan bu meydanda,bir tarafta Yerel Meclis Binasını ve diğer tarafta ise Palacio das Cardosas'ı görürsünüz. ​

Porto

CLERIGOS KULESİ ( TORRE DOS CLERİGOS), Aliados Meydanına yakın bu kule 1763'de inşa edilmiş. Barok mimari örneklerinden olan kulenin seyir terasından tüm şehri izlemek mümkün, ancak 240 basamağı çıkmayı göze alırsanız. ​

Porto Porto

BORSA SARAYI (PALACIO DA BOLSA) , şehrin eski borsa binası olan Palacio da Bolsa 19. yüzyılda, şehre gelen yatırımcıları etkileyerek şehre yatırım yapmalatını sağlamak için yaptırılmış. Günümüzde Kongre Kültür Merkezi olarak kullanılıyor ve özel etkinlikler düzenleniyor. Arap Salonu dikkat çekici. ​

Porto Porto

Arap Salonu

SAO FRANCISCO KİLİSESİ , 14. yüzyılda yapılmış olan kilise, 1718'de restore edilmiş.Dışı gotik, iç dizaynı ise barok ve altın işlemeleri için 400 kilo altın kullanılmış olan kilisenin içinde fotoğraf çekmek yasak. ​

Porto

ST.ILDEFONSO KİLİSESİ , Batalha Meydanın'daki kilisenin dış cephesi, dönemin en ünlü sanatçısı Jorge Calaço'nun yaptığı azulejolarla kaplı. ​

Porto

LELLO KİTAPÇISI (LIVRARIO LELLO) , Clerigos Kulesine yakın bu kitapçı, Carmelitas Caddesinde ve Portekiz'in en eski kitapçısı. 1906'da yapılmış. İki katlı kitapçının ahşap görünümlü merdivenleri ve renkli camlı tavanı çok ilgi çekici. Kitapçının ilgi çeken diğer bir yanı ise, Harry Potter serisinin yazarı J.K. Rowling'in Porto'da kaldığı yıllarda bu kitapçıda romanını yazması. Hatta Porto'da kolej öğrencilerinin pelerinleri ise, yazara Harry Potter'da Hogwarts ögrencilerinin kıyafetleri için esin kaynağı olmuş. Bu kitapçıyı gezmek isterseniz pazar günleri kapalı olduğunu hatırlatmakta fayda var. Kitapçıyı gezmek için yan taraftan biletinizi almayı unutmayın. ​

Porto Porto Porto

SANTA CATARINA CADDESİ , dünya markalarının butiklerinin olduğu trafiğe kapalı alışveriş caddesi.Mağazaların yanısıra azulejolu Almas Şapeli de burada. Caddede dikkat çeken diğer bir şeyse, CAFE MAJESTIC. Porto'nun en eski cafesi, 1921'de yapılmış. Kafede oturmak için sıra beklemeniz gerekebilir. Dekorasyonuyla insanı büyüleyen kafede Porto'ya özgü lezzet Francesinha'yı deneyebilirsiniz. Francesinha üzeri soslu, içi salamlı lezzetli bir tost. Ya da kahve eşliğinde Rabanadas yiyebilirsiniz. Rabanadas, yumurta ile kızartılan ekmekten yapılmış bir tatlı ve üzerinde kuru meyve ve fıstık var. ​

Porto Porto

Francesinha

Porto

Rabanadas

Şehrin sonradan yapılan modern bölümü ise Boavista Caddesinin etrafında. Alışveriş merkezleri, büyük oteller, konser, tiyatro ve opera performanslarına ev sahipliği yapan CASA DE MUSICA ve çağdaş sanat merkezi MUSEU SERRALVES de bu bölgede. Tabiki Porto'nun tarihi bölgesinde gezmek çok daha keyifli. ​

Porto

Casa De Musica

FOZ , Douro Nehri'nin Atlantik Okyanusu'na döküldüğü, okyanus kıyıysındaki bir zamanların küçük balıkçı köyü, şimdilerde ise kafeleri ve restoranlarıyla gözde bir bölge. Douro Nehri'nin okyanusa döküldüğü yerde Sao Joao Baptista Kalesi ve Passeio Alegre Parkı var. Gonçalvez Zarco Meydanındaki akvaryum ve savunma amacıyla inşa edilen Qoijo Kalesi de görülebilecek yerlerden. Eğer bir gününüzü buraya ayırabilirseniz, okyanus kıyısındaki kafe ve restoranlarda oturup balık ve deniz ürünleri yiyebilirsiniz ya da şarap şehri olmakla birlikte yerel birası Süper Bock içebilirsiniz:)

Foz'a nasıl ulaşacaksınız? 1 no'lu nostaljik trene nehir kenarındaki Praca do İnfante meydanı'ndan binip, nehir boyunca gidip, Atlantik Okyanusu kıyısına Foz do Douro'ya ulaşırsınız. Şöförden bilet alınabilir. Böylece nostaljik tramvaya da binmiş olursunuz.Biz bu yolu tercih ettik. Ya da Liberdada'dan 500-502 no'lu otöbüsü kullanabilirsiniz. Dönüşümüzü ise otobüsle yaptık. Şehir merkezini yürüyerek, Foz için günlük ya da tek kullanımlık bilet alabilirsiniz. ​

Porto Porto Porto Porto

Porto'yu gezip, gördükten sonra, trenle Lizbon'a geçtik. Lizbon'da görüşmek üzere...