
Stockholm
24 fotoğraf · Avrupa
Kızım üniversite 3. sınıfta 'Erasmus' öğrenci değişim programı ile 6 aylığına Stockholm'e gittiğinde, bu süre içinde onun için endişelenirken, daha sonra bizim için güzel bir seyahate vesile olacağı hiç aklımdan geçmemişti. Hem kızımızı görmek, hem de İskandinav ülkelerini gezmek için Mayıs ayında Stockholm'den gezimize başladık. Stockholm, Bergen, Alesund, Oslo ve Kopenhag olarak bu seyahatimizi tamamladık. 10 günlük bu seyahatin tüm uçuş ve otel rezervasyonları eşim tarafından başarıyla gerçekleştirildi.
İstanbul'dan eşim, oğlum ve ablamla birlikte 3,5 saatlik bir uçuşla Stockholm Arlanda havaalanına indik. Havaalanından şehir merkezine, servis otobüsleriyle ulaşma imkanınız olduğu gibi trenle (Arlanda Express) de 20 dakikada gidebilirsiniz. Biz treni tercih ettik. Trenden indikten sonra kızımla buluşup, şehir merkezinden biraz uzaktaki otelimize metro ile ulaştık.
Stockholm'de ulaşım çok kolay, toplu taşıma araçları ile şehrin her yerine kolayca ulaşmak mümkün. Stockholm, anakara dışında 14 ada üzerine kurulmuş. 57 köprü adaları birbirine bağlıyor. Kentin adalara ve kanallara yayılmış olması, ona Kuzeyin Venediği sıfatını kazandırmış. Yazın uzun gündüzleri, kışınsa uzun geceleri ünlü. Özellikle ülkenin daha kuzeydeki şehirlerinde yazın 'beyaz geceler'i yaşamak mümkün. Yaşam standartı çok yüksek olan İsveç'te, Avrupa Birliği ülkesi olmasına rağmen, İsveç kronu (SEK) kullanılıyor. Stockholm nüfusunun üçte biri göçmen.
Stockholm'ü gezmek için 3 günümüz var. Yaptığımız program doğrultusunda turumuza başladık. Bu 3 gün içinde kızımız bazı zamanlar okula gitmek zorunda olsa da Stockholm dışında gezeceğimiz yerlerde bizimle oldu.

Gezimize şehrin ilk kurulduğu ada olan 'Gamla Stan'la başladık. Bu adaya geçer geçmez ilk olarak göreceğiniz yer parlamento binası (Riksdashuset). Burayı 1 saatlik turla ücretsiz gezmeniz mümkün ancak biz 1 saatimizi burada harcamak istemeyip, Kraliyet Sarayına doğru yürümeye devam ediyoruz. Kraliyet Sarayını kızımızın rehberliği eşliğinde gezdikten sonra, Storkyrkan Katedraline gidiyoruz ve çıkışta Stortorget Meydanına yürüyoruz. Bu meydanda 'Nobelhuset' yani Nobel Müzesi var. Ancak burası sadece nobel tarihi ile ilgili bir müze. Ödül törenlerinin yapıldığı yer ayrı bir yer.

Kraliyet Sarayı ( Royal Palace )

Royal Palace'da nöbet değişimi...

Storkyrkan Katedrali'nin gotik tarzdaki içi...

Gamla Stan, butik mağazaların, hediyelik eşya dükkanlarının ve cafelerin olduğu kent meydanı ve güzel dar sokaklardan oluşuyor. Yan taraftaki resim de Gamla Stan'ın en dar sokağı.

Gamla Stan'ın sokaklarından biri...

Tüm gün gezip, yorulduktan sonra Stortorget meydanında bir restoranda oturduğumuzda, ellerinde meşalelerle insanlar meydana toplanmaya başladı. Baharın gelişini kutlamak için toplanan kalabalık, bando eşliğinde yürüyüşe başladı. Belli bir süre kızım ve oğlum da onlara eşlik etti.
Akşam yemeğinde bölgeye özel geyik eti yemeyi ihmal etmedik. Yöresel tatlar denemeyi sevenlere öneririm.
Akşam biz otelimize dönerken, kızımız ise arkadaşlarıyla paylaştığı evine döndü.

Ertesi sabah ilk hedef DJURGARDEN. Bir zamanlar kraliyet ailesinin avlandığı bu bölge, şimdi ulusal şehir parkı. Bu parkta , eğlence parkı olan Gröna Lund, açık hava müzesi Skansen , İsveç ve İskandinav kültürüne dair şeylerin sergilendiği Nordiska Museet ( yandaki resim ) ve Vasa Museet de bulunuyor. Belki de bunlar içinde en dikkat çekeni Vasa Museet.
Vasa'nın hemen yakınındaki dünyanın en eski açık hava müzesi ve İsveç'in değişik yerlerinden getirilmiş 150 kadar tarihi binanın olduğu SKANSEN var.

VASA MUSEET. Adını 1628'de batan savaş gemisinden almış. İsveç donanmasının gururu olması için yapılan ama denize indirildikten birkaç dakika sonra 450 mürettebatıyla birlikte batan Vasa, 333 yıl sonra Stockholm limanının derinliklerinden çıkarılmış.
Dar ve çok yüksek inşa edilen, bol miktarda topla donatılan gemiyi görünce neden battığını kolayca anlayabilirsiniz. Gemiye adını veren Gustav Vasa ise bir döneme imzasını atmış önemli bir kral.

- günün programı, CİTY HALL( Belediye binası ) ve tekne turu. City Hall 20. yy.da İsveç'in en büyük mimari projesiymiş. Nobel töreni buradaki Mavi salonda düzenleniyor.Aslında salon mavi değil, mavi tuğla kullanacaklarmış ama vazgeçmişler fakat salonun adı mavi kalmış. Binanın yapımında 8 milyon kırmızı tuğla kullanılmış.
City Hall'un kulesi, özellikle de kuleden şehrin manzarası görülmeye değer. 106 metrelik kuleye, daracık merdivenden çıkılıyor. Stockholm'un ortasında, şehri bu yükseklikten seyretmek çok güzel.

Kuleden Gamla Stan...

Kuleden başka bir açı...

DALA HORSE, 1939 Newyork fuarı için yapılan at, adeta şehrin sembolü olmuş. Hediyelik eşya satan her yerde dala horse resimli tişört, çanta, magnet veya anahtarlık görmeniz mümkün.

Şehri bir de kanallardan görmek isterseniz, iki seçeneğiniz var. Biri sadece Stockholm'un tarihi yerlerini görebileceğinizHistorical canal tour. Diğeri ise Royal canal Tour, adaların bir kısmını ve daha geniş bir alanı dolaşıyor. Biz yaklaşık bir saat süren Royal Canal Tour'u tercih ettik.

Vapurlar İstanbul'u çağrıştırmıyor mu?

Şehrin en pahalı bölgelerinden olan Östermalmstorg, dünyaca ünlü tasarımcıların ve markaların mağazalarına ev sahipliği yapıyor. Kıyı boyunca yürümek de son derece keyifli.

City Hall...

Güzel köprülerden biri...

Mayıs ayında Stockholm'de olmamızın en güzel yanı, Kiraz ağaçlarının çicek açtığı Kungstragarden'da olmak. Şehir merkezindeki bu parktaki cafelerde oturup, bu manzaraya karşı bir kahve içmek bir ömre bedel... İsveçliler için tatlı eşliğinde kahvenin ayrı bir yeri var, "fika" dedikleri akşamüstü kahvesi bizim çay keyfimizi aratmıyor.

Kahvenin yanında çok tercih edilen 'kanelbullar' yani tarçınlı kurabiye...

Ek bilgi: Nüfus artış hızının düşük olması sebebiyle, İsveç hükümeti çocuk teşviğinde bulunduğu için sokaklarda her yetişkinin elinde bir puset görüntüsü dikkatimi çekti.
Toplumun her bir üyesine önem verilen bu ülkede, köpekler de toplu taşıma araçlarına binebiliyor.
Eğer bütün gün gezip, akşam üzeri 'NK' gibi alışveriş merkezinde dolaşırım diye düşünürseniz, hata edersiniz. Saat 6'da alışveriş merkezleri kapanıyor. 'NK' (Nordiska Kompaniet) için İsveç'in Lafayette'i diyebiliriz.
Stockholm'deki son akşamımızı oğlumuzun tişört ve pinini almak için gittiğimiz Hard Rock Cafe'de yemek yiyerek geçiriyoruz.Yarın yolculuk var, Oslo aktarmalı Bergen.
Oslo, Bergen ve fiyord gezilerinde görüşmek üzere...
***Kırmızı renkli yazılarda daha detaylı sayfalara ulaşabilirsiniz.