
Atina
18 fotoğraf · Avrupa
Sevgili arkadaşlarımla keyifli,eğlenceli, bol yürümeli seyahatlerimizden birini, 2015 Şubat ayında Atina'ya yaptık. İstanbul'dan 1 saatlik uçuşla Atina'daydık. Havaalanından şehir merkezine taksiyle gittik (40 - 45 dolar). Metro ve otobüsle de merkeze ulaşmak mümkün. Metro için havaalanı dışına çıkıp, karşı taraftaki metro girişine geçmek gerekiyor. M3 (mavi hat) ile Monastiraki'ye ulaşılabiliyor. Otobüs (X95) ise Sintagma Meydanına götürüyor. Gitmeden önce okuduğumuz bloglardan birinde tavsiye edilen, Monastiraki'de bir otelde kaldık. Şehir merkezinde olması, metroya yakın olması ve güzel ve temiz olması nedeniyle iyi bir seçimdi. Akropolis manzarası eşliğinde kahvaltı yapmaksa çok keyifliydi. Bu arada resepsiyon görevlilerinin yardım severliğinden bahsetmemek olmaz.Tek sıkıntı asansörün küçüklüğüydü.
Biraz genel bilgi vermek gerekirse;
11 milyonluk Yunanistan'ın, 4 milyon nüfusuyla Atina en büyük şehri. Dünya'nın en eski şehirlerinden ve tarihi 3600 yıl öncesine dayanıyor. İsmi, Zeus'un kızı, bilgelik tanrıçası ve savaş kahramanlarının koruyucusu Athena'dan gelmekte. 1896'da ilk modern olimpiyatlara ve 2004'te yaz olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış. 1458'de Osmanlılar Atina'yı ele geçiriyor ve 375 yıl Osmanlı egemenliğinde kalıyor. Parthenon cami haline getiriliyor. Şehirde 8 cami yapılıyor. Bunların pek azı ayakta kalıyor .Fethiye Cami tek sağlam cami. Atina'da şu an ibadete açık hiçbir cami yok. Osmanlı zamanında yapılan hamamlar ise kullanılmakta. 1920'lerdeki Türkiye ile nüfus mübadelesiyle 1 milyonu aşkın Rum Anadolu'dan Yunanistan'a göç ediyor. Atina ve Pire çevresinde gecekondu bölgeleri oluşuyor . Nüfusu ise 473 binden, 718 bine çıkıyor. Denizle bağlantısını ise 10 km. uzaklıkta olan liman şehri Pire vasıtasıyla gerçekleştiriyor.
Gezilecek, görülecek yerlere gelirsek;
Otelimizin de bulunduğu MONASTİRAKİ turistik bir yer. Sultanahmet'e benzetebiliriz. Çok sayıda cafe, restoran ve hediyelik eşya dükkanı bulabilirsiniz. Meydandaki Mustafa Ağa Tsisdarakis Cami, 1759'da Atina valisi Tsisdarakis tarafından yaptırılmış ve şimdi Yunan Halk Sanatları Müzesi olarak kullanılmakta.

Monastiraki'den, alışveriş caddesi Ermou'dan yapacağınız kısa bir yürüyüşle ünlü SYNTAGMA (ANAYASA) MEYDANI'na çıkabilirsiniz. PARLAMENTO BİNA'sının önündeki MEÇHUL ASKER ANITI'nda nöbet tutan Evzoni'leri ve nöbet değişimlerini görebilirsiniz. Meydanın yakınlarındaki Grande Bretagne Oteli 1842'de inşa edilmiş. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanlar ve İngilizler tarafından askeri karargah olarak kullanılmış.

AKROPOLİS, metro kırmızı hatla gidebilirsiniz. Ama biraz turistik olsun derseniz, hop on - hop off otobüslerle ya da bizim gibi Happy Train'le çıkabilirsiniz. Syntagma Meydanı'ndan Happy Train'e binebilirsiniz.

Akropolis, Yunanca ''yüksekte bulunan şehir'' anlamına gelmekte. Antik Yunan'daki şehir planlamasının en temel amacı tanrıların oturacağı yerler inşa etmek. Bu amaçla akropoller yapıyorlar. Bunların en ünlüsü de AKROPOLİS. PROPYLAİA, Akropolis'in anıtsal giriş kapısı. ATHENA NİKE TAPINAĞI, M.Ö 5. yüzyılda yapılan bu ufak tapınak,Athena ve Nike (zafer tanrıçası) için yapılmış. Osmanlı döneminde yıkılıp, yerine bir su bataryası yapılmış. 19. yüzyılda batarya kaldırılarak, altında kalan orjinal yapının kalıntılarıyla yeniden inşa edilmiş.

PARTHENON, dünyanın en önemli yapılarından biridir. Akropolis denince akla ilk gelen bu tapınak, M.Ö 5. yüzyılda Athena'ya adanmış. 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından kiliseye, Osmanlı döneminde de camiye çevrilmiş. Son olaraksa barut deposu olarak kullanılmış. 1802 - 1811 yılları arasında, pekçok Parthenon heykeli sultan izniyle, söktürülüp İngiltere'ye götürülmüş ve hala British Museum'da sergilenmekte.

Parthenon'un karşısındaki diğer bir tapınaksa, karyatid figürleri ile ünlü, efsanevi Atina kralı Erekhteus'a adanmış olan EREKHTHEİON. M.Ö 5. yüzyılda yapılmış. Karyatid, Antik Yunan mimarisinde sütun olarak kullanılan kadın figürlerine denilmekte. Buradaki karyatidler kopya olup, asıllarının dördü Akropolis Müzesinde, biri British Museum'da sergilenmekte. Altı tanesi ise Osmanlı döneminde kaybolmuş. Hikayeye göre, Atina şehrinin koruyucu tanrısı olmak için,Athena ve Poseidon arasında bir yarış düzenlenir. İkisinin de Atina'da gözü olduğundan, ölümlülere daha fazla fayda sağlayacak olanın kazanmasına karar verilir. İlk olarak Poseidon, 3 başlı mızrağı ile vurmasıyla kayalıktan tuzlu su fışkırmaya bşlar. Athena'ya sıra geldiğinde ise, kayaya vurur ve bir zeytin ağacı ortaya çıkar. Zeytin ağacının daha faydalı olduğuna karar verilir ve Athena kentin koruyucusu olur. İşte bu yarışmanın yapıldığı yer Erekhtheion tapınağının bulunduğu yerdir. Athena'nın zeytin ağacını temsilen aynı yerde sürekli bir zeytin ağacı bulunmaktadır.

HERODES ATTİCUS TİYATROSU, 5 bin kişi kapasiteli muazzam oditoryum M.S 2. yüzyıl sonlarında tamamlanmış. 1950'lerde restore edilerek, Atina festivalinin yaz gösterilerinin merkezi haline getirilmiş. Pek çok ünlü sanatçı da burada konser vermiş.

DİONYSOS TİYATROSU, dram ve komedinin doğum yeri olarak görülmekte. Atina'nın altın çağında, kentin sosyal ve siyasi kalbi olmuş. 15 bin kapasiteli bir oditoryum.
AKROPOLİS MÜZESİ, Akropolis'ten çıkarılan tüm eşyalar ve heykeller bu müzede sergilenmekte. Orjinal karyatidler de bu müzede. Ancak gittiğimiz saate kapalı olduğu için, ne yazık ki biz gezemedik.
Bu harika tarihi yerleri gezdikten sonra, bir yemek ya da kahve molası için en uygun yer PLAKA. Antik kentle, modern kent arasında yer alan, dar sokakları, tavernaları, cafeleriyle canlı, hareketli bu bölge, Osmanlı dönemindeki Türk mahallesi. Pekçok hediyelik eşya dükkanı da bulunmakta. Girdiğimiz hediyelik eşya dükkanındaki satıcı kadının, Türkçe ''Babanne Türkler geldi'' diye seslenmesi ve gelen yaşlı kadının gözlerindeki sevinç ve özlem, hepimiz çok duygulandırmıştı. ROMA VE YUNAN AGORALARI da Plaka'nın batı ucunda yer alır.
OMONİA MEYDANI, Monastiraki'den Atinas caddesi boyunca yürüdüğünüzde bu meydana ulaşırsınız. Yol boyunca, yolun sol tarafında sebze meyve pazarı, sağ tarafında ise et ve balık pazarını görürsünüz. Kokusu biraz fazla olsa da et ve balık pazarı kaçırılmaması gereken yerlerden.

Omonia Meydanı ise pekçok cafe ve restoranın bulunduğu kalabalık bir meydan. Bizim gibi, belki bir frappe içmek için bu meydanda bir mola verebilirsiniz. Bu arada frappenin çıkış yeri Yunanistanmış.

HADRİANUS TAKI, Sintagmadan, Amalias caddesi boyunca ya da Ulusal Bahçeden geçerek, 5 dakika yürüdüğünüzde, M.Ö 132 -131'de Atinalılar tarafından, imparator Hadrianus için yaptırılmış olan bu takı görürsünüz.

Takın hemen doğusunda ise Yunan topraklarındaki en büyük tapınak olan ZEUS OLYMPİAS TAPINAĞI yer alır. Bu tapınak, Yunan tanrılarının babası Zeus'a adanmış.

Çok yakınında ise, M.Ö 330 - 329 yıllarında yapılmış olan PANATHEİKO OLİMPİK STADYUM'u görebilirsiniz. 1896'da Atina'da düzenlenen ilk modern olimpiyat oyunları için yeniden yapılmış.

LİKAVİTTOS TEPESİ, biz gitmesek de güzel Atina manzarası için gidilebilecek yerler arasında. Likavittos'un eteklerindeki KOLONAKİ MEYDANI ise şık butik ve restoranları, güzel binalarıyla kentin revaçta olan bir bölgesi.
Bu kadar tarih ve mitolojiden sonra sıra keyif yapmaya geldi. PİRE'ye gidiyoruz. Pire Atiana'ya 10 km. uzakta bir liman şehri. Ülkenin en büyük limanı. Ege'deki Yunan Adalarına gitmek için kalkış noktası olarak kullanılmakta. Atina'dan, Monastiraki'den metro ( M1 ) ile gidebilirsiniz. Metrodan ana limana yürüyerek gidebilirsiniz. Buradan daha küçük bir liman olan MİKROLİMANO ya da diğer adıyla TOURCO LİMANO'ya gidip, balık tavernalarında , lezetli balık ve deniz ürünleri yiyebilirsiniz.

Pire'de deniz ürünleri yiyebilirsiniz, peki Atina'da nerede, ne yenir, içilir? Canlı Yunan müziği eşliğinde , geleneksel bir akşam yemeği için, Plaka ve Psiri'de pekçok taverna bulabilirsiniz. Bizim döner benzeri gyros, şiş kebap benzeri pide arasında souvlaki yiyebilirsiniz. Ahtapot ve kalamar geleneksel bir lezzet. Ya da sadece mezelerle (mezedes) karnınızı doyurabilirsiniz. Tzatsiki (cacık), dolmades(sarma), keftedes (köfte), mousakkas (musakka) vs. Yanında tabiki ouzo içilecek. İçerken de ''Yamas'' (şerefe) diyeceksiniz...

AVRİO :)