
Rodos
29 fotoğraf · Yunan Adaları
Rodos, Ege Denizi'ndeki Oniki Adalar'ın en büyüğü ve merkezi, 2400 yıllık bir yerleşim yeri. Adını bir su perisinden alan Rodos antik çağların en zengin şehirlerinden biriymiş. 1309'da adaya gelen St. John Şövalyeleri zamanındaysa altın çağını yaşamış. 1522'de Kanuni Sultan Süleyman'ın ordusuna yenik düşerek yaklaşık 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalan Rodos, 1912 Trablusgarp Savaşı sırasıda İtalya tarafından işgal edilir. Rodos, Oniki Ada'nın diğer adalarıyla birlikte, İtalya'nın 1947'de Paris Antlaşmasını imzalamasıyla Yunanistan'a katılır. Adadaki Türk azınlık 1923'teki Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi sırasında İtalya topraklarında sayıldıkları için mübadeleden yararlanamazlar. Bu nedenle Rodos'da günümüzde küçük bir Türk azınlığı bulunmaktadır (3.500 kişi) Rodos'da yaklaşık 120 bin kişi yaşıyor ve adaya yılda 2 milyona yakın turist geliyor.
Biz de bu sene (2016), Rodos'a Bodrum'dan 2,5 saatlik bir feribot yolculuğuyla gittik. Ancak yeterli talep olmadığı için, bu gittiğimiz seferin Borum'dan yapılan son sefer olduğunu öğrendik. Ama Marmaris'ten bir saat süren feribot seferleri ile ya da Bodrum'dan Kos'a geçip oradan Rodos'a gitmek mümkün. Tabi ki, yeşil pasaportlu değilseniz, mutlaka Schengen vizesi olmalı ya da ''kapıda vize'' ye başvurmak gerekiyor. Kapıda vize işlemi için bir turizm acentasına ya da biletinizi aldığınız şirkete istenen belgeleri vermek gerekiyor. Bir de gece konaklayacaksanız, otel rezervasyonu bilgisi isteniyor. Konsolosluktan alınan vize daha uzun süreli ve daha ucuz olmakla birlikte, kapıdan alınan vize daha kısa süreli, daha pahalı ama daha zahmetsiz oluyor. İstanbul'dan da Rodos'a direkt uçuşlar olduğunu belirtmek lazım.
Feribottan inip, yürüyerek önceden rezervasyonunu yaptırdığımız otelimize gittik. Eşyalarımızı bırakıp, biran önce adayı gezmek istiyoruz. Ancak otelimizden ve sahibinden mutlaka söz etmek istiyorum. Old Town'ın biraz dışındaki otelimize ulaştığımızda kapıda bizi karşılayan otel sahibi Dionysis sohbetten sonra bina ve bahçe anahtarlarını verip, çıktı. Çok güzel bir taş bina, sevimli küçük bir bahçe tamamiyle bize aitti ve bizden başka kimse yoktu. İnce ince tüm detayların düşünüldüğü, zevkli iç dekorasyonuyla sanki, Rodos'taki yazlığımıza gelmiş gibi hissettik. Eğer siz de bizim gibi 4 - 5 kişi gidecekseniz, mutlaka tavsiye ederim. ( Villa dei Ciottoli )
Rodos'a gelince ilk dikkat çeken şey, sahil boyunca uzanan ve Tarihi Şehir Merkezi'ni (Oldtown) çevreleyen surlar. Eski şehir merkezine açılan kapılardan birinden geçip, tarihi şehir merkezindeki gezimize başlıyoruz. Rodos'da görülecek yerlerin hemen hemen hepsi tarihi şehir merkezinde.

Old Town'a giriş kapılarından biri
Rodos eski tarihi şehir merkezi, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde ve en iyi korunmuş Ortaçağ kentlerinden biri.

Hipokrat Meydanı
Tarihi şehir merkezinin kesişme noktalarından biri Hipokrat Meydanı. Meydanın ortasında bir çeşme var, etrafı ise hediyelik eşya dükkanları, kafeler ve restoranlarla çevrili.

Hipokrat Meydanı'na açılan güzel sokakların en ünlüsü ve turistik bir sokak olan Sokrates Sokağı. Çeşitli hediyelik eşyaların (sünger, magnet, uzo, zeytinyağı, sabun vs.) bulunabileceği bir sokak. Hatta bildik lezzetleri, kullandığımız isimlere çok yakın isimlerle (loukoumi, halvas gibi) tezgahlardaki kutularda görmek mümkün.
1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman´ın ordusuna yenik düşen Rodos, yaklaşık 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmış ve bu süre içinde birçok cami, imaret, mektep, medrese ve yol yapılmıştır. Bunlardan günümüze kalanlar 11 camii (ki bunlardan sadece Kanuni Sultan Süleyman Camii, İbrahim Paşa Camii faal), 18 mescit, 12 çeşme, 3 hamam, Sultan Süleyman İmareti, Saat Kulesi, Fethi Paşa Rüştiyesi, Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi gibi yapıtlardır.
Sokrates Sokağı'nın ortasına doğru gelindiğinde, Ağa Cami karşınıza çıkar.

Ağa Camii

Süleymaniye Camii

Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi, 1792'de kurulmuş.

1851 yılında yapılan bu tarihi saat kulesi, gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır. Günümüzde, kulenin tepesine çıkarak çatısının üzerinden şehrin etkileyici manzarasını seyretmek mümkün.

Tarihi şehrin en yüksek yerinde konumlanmış olan Büyük Üstadlar Sarayı (Grand Masters Palace), Rodos şövalyelerinin merkezi olmuş. Şimdi ise müze olarak kullanılıyor.

Eski Rodos’un en ünlü ve en çok ziyaret edilen yeri Şövalyeler Sokağı’dır. Liman ile Büyük Üstadlar Sarayı (Grand Masters Palace) arasında yer alan sokakta sağlı sollu Hospitalier Tarikatı ‘nın mensuplarına ait hanlar yer alır. 14. yüzyılda Gotik üslupta yapılan binalar, şövalyelerin bir araya geldikleri ve konaklama yaptıkları yerlerdir. Binaların üzerindeki armalardan ve bayraklardan hangi hanın, hangi ülkenin şövalyelerine ev sahipliği yaptığını anlayabilirsiniz. Günümüzde ise müze olarak kullanılmakta.

Eski şehirden, çıkıp yeni şehir tarafına giderken Mandraki Limanı'nı görürsünüz. Limanda Elefos ve Elefina isimli iki geyik heykeli bulunmakta. Dünyanın 7 harikasından biri sayılan Rodos Heykeli (Colossos), bu geyiklerin olduğu liman girişindeymiş.
Rodos Heykeli, Rodos şehrinin limanının girişinde bir zamanlar bulunduğuna inanılan Yunan tanrısı Helios’un 32 metre yüksekliğindeki tunçtan inşa edilen heykelidir. Liman girişinde duran heykelin bacaklarının arasından gemilerin geçtiği şeklinde bir rivayet vardır. Dorlar yaptıkları bir savaşı kazandıktan sonra zafer anıtı olarak ve ilahları Helios’a şükran borçlarını ödemek için bu heykeli yapmışlardır. Heykeltraş Khares‘in heykeli dökmesi 12 yıl sürmüş ve dev heykel M.Ö. 209’da tamamlanmıştır. Heykel M.Ö. 226 yılındaki bir depremde yıkılmış, birkaç yüzyıl yan yatmı ş şekilde kalmış. Eskiden ticari bir liman olarak kullanılan bu limanda şimdi ise gezi ve dalış tekneleri bulunuyor. Buradan kalkan teknelerle güzel koylarına turlar yapabilir, dalış merkezlerinin bulunduğu yerlere gidebilirsiniz.

Rodos Heykeli (Colossos)

Rodos'un simgelerinden limandaki yel değirmenleri

St. Catherine Kapısı

Meryem Ana Kilisesi (Our Lady of the Burgh), 14. yüzyıldan kalma bazilika, 2. Dünya Savaşı sırasında çok zarar görmüş.

Rodos'tan kareler
Adada şehir merkezi dışına çıkıldığında, görülecek yerlerin başında Lindos geliyor. Adanın doğusunda yer alan Lindos'a teknelerle gidilebileceği gibi, şehir merkezinden kalkan otobüslerle de yaklaşık bir saatlik yolculukla gidilebiliyor. Beyaz evleri, dar sokakları tepede bulunan kalesi ve buradan görülen şehir manzarası ile çok gözde bir yer. Kaleye ulaşmak için eğlenceli seçeneklerden bir tanesi ise eşekler sırtında yolculuk yapmak.

Lindos sokakları

Yılın 330 günü güneşli olan Rodos, plajlarıyla da ünlü. Eğer kısıtlı zamanınız varsa, şehir merkezindeki Elli Beach'e gidebilirsiniz. Ama zaman sıkıntınız yoksa, teknelerle ya da şehir merkezinden kalkan otobüslerle bu plajlara gidebilirsiniz. Rodos merkezden güneye, Lindos’a doğru ilk tatil beldesi Kalithea. Biraz daha güneye inilirse Faliraki bölgesi de plajları ile ünlü. Aynı zamanada bir aquaparka ev sahipliği yapıyor Faliraki. Faliraki’nin biraz güneyinde Anthony Quinn Bay Rodos’un en meşhur plajlarından. Anthony Quinn’in başrolünde oynadığı “The Guns of Navorone” filminin sahneleri burada çekilmiş. O yüzden koyun ismi “Anthony Quinn Bay”. Daha sonra kumluk bir plaj olan Ladiko ve Lindos geliyor. Lindos’ta “küçük” ve “büyük” olmak üzere 2 ana plaj var.
Yeme-içme konusuna gelince, tabiki bol ve taze deniz ürünleri en başta geliyor yanında ise uzo içilmeli. Yunanlılara özgü soğuk kahve frappe de unutulmamalı. Güzel bir akşam yemeği için önerilecek yerlerin başında Alexis ve Kontiki Restoran gelmekte.
